Turizm

Müze ve Ören Yerleri

Osmaniye Müzesi

Osmaniye şehir merkezinde olup 2011 yılında yapımı tamamlanmıştır. Cebelibereket Kültür Merkezi yanındadır. Aktif olarak faaliyete geçmemiştir.

 Karatepe - Aslantaş Açık Hava Müzesi

 Karatepe-Aslantaş Açık Hava MüzesiKadirli'nin güneydoğusunda olup ilçeye 22 kilometre, Osmaniye'ye 30 kilometre, Adana'ya ise 130 kilometre uzaklıktadır.

 Tepenin zirvesinde, saray olduğu tahmin edilen iki tane yanmış bina harabesi ve zahire kuyuları mevcuttur. Kalenin biri güneybatısında, diğeri kuzeydoğusunda olmak üzere iki kapısı vardır. Güneybatısındaki giriş kapısında kırık parçalarla ekli iki aslan heykeli vardır. Sağ ve sol yan odacıklarda esmer ve açık sarı, sert taneli bazalt taş bloklar üzerinde duvar kaplaması niteliğinde, o günün inanç ve yaşayışını sergileyen çeşitli figür rölyefleri (taş kabartmalar)ve aynı metin olmak üzere, karşılıklı Finike (çivi) ve Hitit hiyeroglif yazıları mevcuttur. Kapı içinde ise yaklaşık üç metre boyunda fırtına Tanrısının heykeli bulunmaktadır. Kuzeydoğu kapısında insan başlı, aslan gövdeli, karşılıklı iki sfenks vardır. Sağ ve sol odacıklarda Güneş Tanrısı rölyefi ve diğer çeşitli rölyefler ile karşılıklı aynı metin olmak üzere, Finike (çivi) ve Hitit hiyeroglif yazıları mevcuttur.

 Buradaki Finike (çivi) yazıları sayesinde, önceleri tam çözülememiş olan Hitit hiyerogliflerinin okunmasına imkan sağlayan bir anahtar ele geçmiştir. Dünya üzerindeki Hitit yazıları ilk defa burada okunmuştur. Bu yazılarının çözülmesiyle Anadolu'da MÖ 2000 yılına kadar giden hiyeroglif yazıların tamamı okunabilmiştir.

Karatepe-Aslantaş'taki eserler, açık hava müzesi kurularak eserlerin burada sergilenmesi yoluna gidilmiştir. 

 

Bodrumkale-Kastabala Antik Şehri 

Kastabala Antik Kenti(Hierapolis) Osmaniye iline 15 kilometre uzaklıktaki Kesmeburim köyü ve Bahçe köyü sınırları içindedir.

 Kastabala'nın oldukça iyi durumda günümüze ulaşan antik yapı kalıntıları arasında en önemlisi sütunlu caddesi ve beş bin seyirci kapasiteli tiyatrosudur. Bunun yanı sıra iki kilise, kale, Roma hamamı, stadyumu, kentin dört bir yanını çevreleyen nekropolleri (Kaya oyma ve anıt mezarları) kentin yaklaşık 5 km kuzey - doğusunda Ceyhan nehri üzerindeki su kemeri kalıntısıyla Kastabala, Osmaniye'nin ve yörenin en önemli ören yerlerindendir.


Yaylalar

 

Zorkun-Olukbaşı-Ürün Yaylaları

       Osmaniye’nin güneydoğusunda, Nurdağı eteğinde bulunan bu yaylalar, Zorkun yaylası yolu üzerine kurulmuş olup, toplam 26 km asfalt yolla ulaşılır. Yolun l2. km’ sinde bulunan Ürün yaylasının ulaşımı kolaydır. Sayfiye yeri olarak da kullanılan Olukbaşı yaylasından Osmaniye’yi seyretmek mümkündür. 16. km’ de bulunan  Olukbaşı yaylası, çok şirin, çam ağaçları arasında, tamamen  ahşap yayla evleri ile kurulmuştur. Zorkun yaylası ise çok geniş bir tabana yayılmıştır. Çam ve ardıç ağaçları içerisine kurulmuş olan  yaylada, ahşap yayla evlerinin yanında çok değişik mimari tarzda yapılmış villalar ve diğer evlere rastlamak mümkündür. Halkın yoğun olarak rağbet ettiği yaylada; bakkallar, kır kahve ve lokantaları, kasap, manav, fırın bulunmakta olup, yaz aylarında seyyar Sağlık Ocağı ile Jandarma Karakolu görev yapmaktadır. Yayla mevsiminde, Zorkun ve yakın  yaylalarla birlikte bölgenin nüfusu 50.000 civarında olmaktadır.    

     Osmaniye merkezi ile Zorkun yaylası arasında  minibüs ve taksiler yolcu taşımacılığı yapmaktadır.


Sumbas-Bağdaş Yaylası

       Sumbas ilçesinde,orman içinden geçen güzel manzaralı 57 km stabilize yolla ulaşılan Bağdaş yaylası, iki tepe arasında kurulmuştur. Yaylanın çevresi çam, ardıç, köknar ve sedir ormanları ile kaplıdır. Elektrik, kır kahveleri ve bakkalların bulunduğu yaylada, yörenin yayla mimarisine uygun ahşap ve taş malzemeden yapılmış yayla evleri bulunmaktadır. Yaylada kamp kurup piknik yapılabilir.





 Kadirli-Maksutoğlu Yaylası

        Kadirli-Andırın-Kahramanmaraş karayolunun 12 km’ sinden kuzeye (sola) dönülerek (Akarca yaylası) 33 km stabilize yolla ulaşılır. (Toplam 45 km ) Yaz aylarında günün belli saatlerinde Kadirli’den minibüs, midibas ve jeeplerle gidilebilir.      

     Akarca yaylasından sonra güzel manzaralı 33 km’lik stabilize yol üzerinde;  Akarca yaylası, Koçlu (Avluk) köyü, Paşaoğlu yaylası, Yoğunoluk (Katıralağı) köyü, Değirmendere ve Tahta gibi yayla köyleri de bulunmaktadır. Altyapısı kısmen tamamlanmış olan yaylada; elektrik ve telefon olup, kır kahveleri, bakkallar, kasaplar, et yemekleri sunan küçük lokantalar ve özel doktorlar hizmet vermektedir.
     Yöre halkının temiz ve serin havasından yararlanmak için çıktığı yaylanın çevresi tamamen sedir ve köknar ormanları ile çevrilidir. Yaylada yöresel ahşap yayla evleri ile son yıllarda yapılan betonarme binalar, elma, armut, kiraz, vişne ve ardıç türü ağaçlarla içiçedir.
     Maksutoğlu yaylasından başlayıp Çardak-Gürlevik-Turna-Söğütoluğu-Dokurcun Beyoluğu Çığşar yaylalarından geçerek Savrun  çayının doğduğu Yedigözler mevkiini de içine alan, ünlü yazar Yaşar Kemal’in İnce Memed romanına konu olan bu yaylalar doğa ile baş başa, çok sayıda çiçek, böcek ve kuş türünü inceleyerek yaya (treking) iki günde gezilebilir. Kamp kurup, piknik yapılabilir. Sessiz bir ortamda sedir (gamalak) ağaçlarının serin yayla yeli eşliğinde söylediği türküyü dinlemek istiyorsanız Maksutoğlu ve çevresindeki diğer yaylaları gezip görmeniz gerekir. Yaylada tatil geçirmek isteyenler, önceden ev kiralamalı veya çadırlı kamp kurmalıdır.

Hasanbeyli-Almanpınarı Yaylası

        Hasanbeyli ilçesine 4 km uzaklıkta bulunan yaylaya,asfalt yolla ulaşılmaktadır. Bu bölgenin en eski yaylalarından olan Alman Pınarı, bağlar ve bahçeler arasında kurulmuştur. Kır kahve ve lokantaları ile bakkal ve fırınların hizmet verdiği yaylada kamp kurarak piknik yapılabilir.

Kaleler

 

ÇEM KALESİ

      Çem kalesi olarak bilinen kale ovaya hâkim yüksek bir kayalığın üstündedir. Tepenin batı ve doğu yönleri çok dik ve ulaşılması mümkün olmayacak şekilde sarptır. Kaleye giriş kuzeybatı yönündeki burcun solundaki üstü kemerli kapıdan sağlanmaktadır. Giriş kapsının sol tarafında taşa oyularak yapılmış ve oldukça yıpranmış bir kitabe görülmektedir. Giriş kapısının sağ yanında taşa oyularak yapılmış daire içinde haç motifi bulunmaktadır. Kemerli giriş kapısının üst kısmında kemer duvarlarının içine oturtulmuş yüksek kabartma karşılıklı birbirine bakan 2 aslan figürü dikkat çekmektedir. Kalenin girişini kontrol altına almak amacıyla kapının üst tarafında bir pencere açılmıştır. Üst yapısı moloz taşlardan oluşturulmuş pencere açıklığının sol yanında daire içinde haç motifi yer almaktadır. Pencerenin sağ alt kısmında ters şekilde duran kitabe ve bu kitabenin üstünde yer alan mimari bir parçanın devşirme olarak kullanıldığı muhakkaktır. Giriş kapısının üzerindeki bu bölümde kullanılan bu malzemeler dikkate alınırsa söz konusu pencere açıklığının daha sonradan yapıldığı söylenebilir. Giriş kapınsın sağ yanında yer alan burcun dış yüzeyinde giriş yönünde bulunan kabartma şeklinde yapılmış aslan figürü vardır.

 

HARUN REŞİT KALESİ

 Osmaniye’nin Düziçi ilçesi, Kurtlar köyü, dumanlı yaylasındadır. Eski Maraş yolu üzerinde stratejik bir noktada 785/786 yılında yaptırılmıştır. Abbasi yazıtlarında da adı geçen köyün 3 km. kuzey doğusundadır. Nurdağları ( Gabal Lukkam ) üzerinde yayılmış Arap kalelerinin stratejik bir noktası olarak tasarlandığı görülmektedir.

 Al- Yagut’a göre Nicephoros Phocas komutasındaki Bizanslılar 15.000 Haruniyeli müslümanı  959 yılında ele geçirir.
 Savaşlarda tahrip olmuş olan kaleyi   967’ de Sayf ad- Dawlah  onartmıştır.
 1198 / 1199 ve daha erken dönemde  Baron Levon döneminde Ermeni yerel Krallığı kontrolünde olduğunu biliyoruz. Levon’dan sonra Godfrey  Haruniye Lord’u olmuştur.
 22 Temmuz  1236’ da kral 1. Hetum ve Karısı Zapel  krallığa hizmetlerinin karşılığı olarak Cermen şovalyelerine bağışlamıştır. Fakat kalede ki arkeolojik özelliklerin hiçbirinde Cermen Şovalyelerine ve o döneme ait hiç bir ize rastlanmaz.
 13  yy  sonunda  Haruniye Memluklerin kontrolüne geçer.
 14  yy. ortasında  Mısırlılar  Haruniye’yi Doğu Kilikya’nın idari merkezi haline getirirler.
 Planı diğer  Kilikya  yerleşimleri gibidir. 
 Kuzey ve Batı yönde birbirinin devamı olan galeriler yapmışlardır. Kapı A’dan  Kule E’ye kadar engebeli bir yükselti mevcut. Bu kalede ünik olan üç tip  duvar  tekniğinin kullanılmasıdır. Bu günkü yapıya benzerlikler gösteren orijinal kale tamamen kireçtaşı ve bazalttan yapılmıştır. Bazı duvar işçilikleri Kum ve Amuda ( Hemite ) kalelerindeki duvar tekniğini andırır. Haruniye kalesinde Ermeni inşaat tekniğini gösteren herhangi bir kanıt yoktur.
 Planda “A” yapısı olarak görülen yer, ana giriş kapısıdır. Kapının dış yüzeyi resimlerde görüldüğü gibi tahrip olmuş ve iç yüzeyi de çökmüştür.
 Kuzeybatıda ki  sur duvarları ve mazgalların bir kısmı tahrip olmuştur. Burada ki mazgallar Arap mimari tekniği için en güzel örneklerdir. Kaba yontu taştan yapılmıştır. Bizans mazgallarının ok yarığı üçgen, Arap mimari tekniğinde ise bunlar yuvarlak yüzlüdür. Kuzeybatı duvarı boyunca uzanan bütün mazgallar kalenin ilk dönem inşaatına aittir. G  mazgalı bunlara pek benzemez olasılıkla  967’ de ki onarımda yapılmış olmalıdır.
 B yapısı tonozlu yaşam yeri olabilecek mimari öğedir. Fakat üst örtüsünün tonoz tipi hakkında bilgi yok. B yapısının yan duvarlarında bulunan iki çıkmanın amacı belli değildir. 
 C  yapısı da bir yaşam yeridir. Yedi siperlikli mazgal vardır. C yapısının ortasında J yapısı dediğimiz yerde, dar bir geçit ve kırılmış bir merdiven, duvar içine yerleştirilmiştir. Bu gün kayıp olan üst kat yürüme yoluna çıkar. Muhtemelen bu kat ahşaptan yapılmış olmalıdır.
C yapısının kuzeydoğu yönündeki yerinde 85 cm. yükseklikte 4 adet destekleme çıkıntıları vardır. Bunlarında 5 adet küçük paralel destekleri var. Bunların amacı belli değildir. Ancak ahşaptan yapılmış ara kat için konmuş olmalılar.
 Haruniye kalesinin planında D isimli yapı olarak görülen yer 2 nci bir kapıdır. Kapının dış tarafında perdahlı kesmetaş’ tan merdiveni mevcuttur. D yapısının diğer en önemli özelliği de  kalede çalışan ustaların sembollerinin buluntu tek yerdir ( Resim : usta sembolleri )
 E yapısı D kapısına bitişik Kuledir. Bazalttan yapılmıştır. Kulenin üçüncü katını ayıran ince dekoratif kireçtaşından bir sıra duvar örgüsü vardır. E kule yapısı ahşap malzeme ile katlara ayrılmış olmalıdır. Duvarda yeralan ahşap hatıl taşamak için bırakılan çıkıntılar bunu kanıtlar. Kule yapısının alt katının sarnıç olabileceği düşünülmektedir.
 B ve C yapısı arasında kalan duvarın ortasında dar bir merdiven vardır. Bu merdiven özel oda olan F yapısı ve avlunun kuzeydoğusundaki E yapısının güneybatısında ki alan  çıkar.
 F  yapısı  tonozlu dar özel bir odadır.
 
Yaptığımız fotoğraflama çalışmaları sırasında kalenin elimizdeki planında olmayan ve kaynaklarda da rastlanmayan buluntuları gördük.  
Kalenin kuzey yönünde etrafını saran ikinci bir sur duvarını tespit ettik. Kuzey tarafta batı-doğu yönünde uzanmaktadır. 1.m genişliğinde ve 1 m. yüksekliğinde kalıntılar ağaçların arasında görülmektedir. Aynı duvarın güney yönde de izlerine rastladık. Sanki bu duvar dış sur oluşturmaktadır. Toprakkale’de ki ikinci suru andıran yapısı vardır.
Doğu yönünde yürüme yolunun sağ kenarında bir kule yapısı mevcuttur.  Aynı yerin güneydoğu tarafında buna benzer bir yapı kalıntısını geçmişte olduğu yaşayanlar tarafından söylenmektedir. Burada da dikkat edilirse yapı kalıntılarına benzer izler vardır.
Burada yaşayan bir kişinin kendim girdim dediği yeni tespit ettiğimiz iki kulenin hemen yakınında başlayan  ve  şu an ki  kale girişi olan yere giden bir tünelden bahsetmektedir.
 Bölgede çabuk zengin olma hayali içindeki insanların yaptığı tahribatlar kaleye çok zarar vermiştir. Bölgede ki ağaçlanmada kale duvarları ve içerideki mimari öğelerde tahribata yol açmaktadır. Kale manzarası, tarihi önemi ve mistik havası için gezme ve dinlenme alanı olarak düzenlenmektedir.

 

HEMİTE KALESİ (AMUDA)

 İsmini Osmaniye-Kadirli yolunun 20 km.sindeki Hemite (Gökçedam) Köyü’nden alan kale yüksekliği 70 m. olan Gökçedağ yükseltinin üstüde yer alıyor. Ceyhan Nehri kenarında yer alan kale, verimli ovaya hakin bir noktada inşa edilmiş. Toprakkale, Tumlu, Bahçe Köyü Kalesi, Kastabala ve Yılan Kalelerini görebilecek konuma sahip. Bu nedenle Hemite Kalesi; Amunus Geçidi ve Kozan’dan Kadirli’ye giden stratejik kuzey-güney yolu ile Gökçedağ’ın yanından kuzeydoğuya Babaoğlan, Kum, Andırın, Geben ve Göksun’u bağlayan yolu da kontrol edebilen özel bir konuma sahip. Hemite Köyündeki eski yerleşimin üzerine yapılmış olmasından, bereketli ve güvenli olan Amuda’da her dönem yerleşimin olduğu anlaşıyor. Kilikya tarihinde önemli bir yere sahip olan “Amuda” 1146–1148 yıllarında II. Toros tarafından idari merkez olarak kullanılmıştır. Amuda Kalesinden 19. yy. seyyahları sıkça söz etmişler. 1212’de Wilbrond Von Oldenburg’un “balık ve hurmanın bol olduğu bir Pazar” olarak bahsettiği yer, bugünkü Hemite’dir. Hemite Kalesiyle ilgili, ilk bilimsel araştırma 1976’da Hellenkemper tarafından yapılmış ve yayınlanmış. Moloz taşla inşa edilmiş olan kalenin giriş yönü tam bilinmemekle birlikte kaleye çıkabilecek en uygun yer olarak doğu yönü görünüyor. Kesin yapılış tarihi bilinmemekle beraber dış surları içerisinde bugün mevcut olmayan ancak kaynaklardan öğrenildiği üzere Roma’dan kalma tiyatro, tapınak ve hamam bulunmamakta ve kalenin yaklaşık 600 m. güney doğusunda bulunan küçük gölün kenarında kayaya oyulmuş Hitit kabartmalarına benzer özellikteki kaya kabartmaları da kalenin önemini artırmaktadır.

 

KASTABALA (BODRUM) KALESİ

      Osmaniye İl merkezinin 12km kuzeyinde Ceyhan nehrinin kuzeybatıya döndüğü kıvrımın içinde Kesmeburun ile Bahçeköy arasında bulunan ovaya hâkim bir kaya çıkıntısı üzerinde Bodrum Kalesi adını taşıyan bir kaledir. Kastabala M.Ö. 1.yy’da yerel bir kral olan Tarkondimos’un başkentiydi. Kent 525 ve561 yıllarında meydana gelen iki büyük depremden önemli ölçüde etkilendi. Osmaniye’den Cevdetiye, Kesmeburun üzerinden Karatepe-Aslantaş Örenyerine ulaşan yolun doğusunda bulunan kalenin eteklerinden başlayarak kalıntıları çepeçevre birkaç kilometrelik alanı kaplayan Kastabala ören yerini ilk kez 1875’de İngiliz diplomat ziyaret edip ayrıntılı olarak tanımlamıştır. Kentin antik devirdeki diğer adı Hierapolis’tir.

       Kastabala adı, ören yerinin 20km kadar kuzeyinde ki Bahadırlı Köyü civarında 1961’de bulunan bir sınır taşı üzerinde geçmektedir. Bu yazı Aramice’dir.
       Burada bulunan yapılar: Şehir Kapısı, Şehir Surları, Kuzey Hamamı, Sütunlu Caddeler,   Propylon, Ortaçağ Kalesi, Kaya Kesiği, Kaya Mezarları, Tapınak, Tiyatro, Stadion, Güney Hamamı, Sarnıç, Güney Kilisesi, Kuzey Kilisesi, Tonozlu Yapı, Dikdörtgen Yapı.  

 

MİTİSİN KALESİ

 Mitisin Kalesi Nur dağlarının içerilerinde ulaşılması güç bir yerdedir. Osmaniye  -  Zorkun yaylası yolundan gidilir. Zorkun’dan 3 km. kuzeydoğu’daki Mitisin Yaylasındadır.

  Orijinal adı bilinmeyen orta çağa ait gözetleme kulesinin yanında Mitisin yaylası bulunmaktadır ve bu yaylanın adı ile anılmaktadır.

  Yola hâkim güney tarafı yuvarlak, ormana bakan tarafı düz duvardan yapılmıştır. Gözetleme kulesinin alanı ve duvar işçiliği diğer ortaçağ gözetleme kuleleri ile aynı özelliktedir. Kabaca taştan yapılmış duvarlar içten kaplanmış olmalı. Duvarların arası moloz malzeme ile doldurulmuş bunlarda birbirlerine harçla tutturulmuştur. Duvarlar da sıva izlerine de rastlanmaktadır. Gözetleme kulesinin üstü ahşap çatı ile örtülmüş olmalıdır. Yapım tekniği ve malzeme olarak Grekler döneminde yapılmış, daha sonra ortaçağda kullanılmıştır. Ermeni dönemine ait duvar işçiliği ve yapı tekniği görülmemektedir.

 

TOPRAKKALE KALESİ

     Toprakkale ilçesi sınırlarında olup, Osmaniye-Adana ve İskenderun yollarının kavşak orta noktasındadır. Osmaniye’ye 10 km.dir. Kale ilk çağlarda Çukurova’yı Suriye’ye bağlayan yolu kontrol altında tutmak için yapılmıştır. Ovaya hakim kayalıklar üzerine yığılmış 75 m. toprak tepe üzerindedir.

 

      Kaleyi MÖ 2000 li yıllara tarihlemek mümkündür. Kale daha sonra, Abbasi halifesi Harun Reşit zamanında siyah taşlarla yeniden yapılandırılmıştır. Dikdörtgen planlı kalenin 12 burcu ve bir dış avlu surları vardır. Osmanlılar’ın Kınık Kalesi dedikleri Toprakkale bu adını yakın tarihte almıştır.

 

     Bölgedeki Anavarza, Hemite, Bodrum, çardak kalelerinin görüş ve kontrol merkezi olması nedeniyle Ortaçağda Anavarza ile birlikte çok büyük önem kazanmıştır



Katkı!
Books!
Mağaza!